Öncelikle şunu açık seçik ifade etmek gerekir ki; Sözde “Mum Söndü” çirkinliği, Alevilere isnad edilen mesnetsiz bir iftiradır. Alevi müslümanları ve Alevilik kavramını kıymetten düşürmek ve birbirimize düşman gibi göstermek isteyen bazı dış güçlerin ve bunların içerideki yandaşlarının çirkin planlarıdır. Ve asıl amaçları, ne yazık ki;cahil sünni müslümanları böyle bir iftira ile oyuna getirip, biz Alevi canlarına karşı kandırma çabalarından ibarettir. Mesele esasen, Alevi & Sünni müslümanlarının aralarına fitne sokup, birbirine düşman gibi göstermek ve kardeşi kardeşe kırdırma planlarından başka birşey değildir. Halbuki olayın aslı astarı şudur;
Toplumun her alanınında fitne çıkarmak isteyen kafir ve münafıkların bir çoğu Alevi & Bektaşi müslümanlarının aralarına sızmayı başarmışlar ve böylece çok rahat hareket edebildikleri bu zümrenin içinde gizli olarak faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Bunu yaparken de, bir tasavvuf, sevgi, insanlık yolu(tarikatı) olan Alevi & Bektaşi inancını da farklı anlayış ve yorumlarla anlatmışlar, özünden ve hakikatından uzaklaştırmışlardır. Son zamanlarda yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan “Ali-siz Alevilik” yine bunların başlarının altından çıkmıştır. Provokatif olaylarla sürekli gündemde tutulan Alevi-Sünni gerilimi de bu islam düşmanlarının kullandığı malzemelerden biridir. İnsan ve dost canlısı, kalender bir İslam yolu olan Türk Aleviliğini toplumun diğer kesimlerine karşı geren bu zalimler, Türkiye’deki mezhep kaynakli cepheleşmeyi sürekli körüklemişler ve kiskirtmislardir. Bu kısa ön bilgiyi verdikten sonra, meselenin izahına geçiyoruz;
Cumhuriyet kurulduğu ilk dönemlerde devrim kanunlarının yürürlüğe girdiği, ve özel bir kanunla Türkiyedeki bütün tekke ve zaviyeler kapatılmış olduğu herkesin malumudur. Bu kapatılma içerisinde, Alevi ve bektaşilere ait tekke ve dergahlar, yani bugünkü anlamı ile Cem Evleri de ortadan kaldırılmıştır. Bu dönem içerisinde bilindiği gibi Alevi dedeleri katledilerek veya sürgün edilerek, alevi kitapları yakılarak, dergahlar kapatılarak dini bir amaç için toplanmalar ve cem ayinlerinin(zikirlerinin) yapılması engellenmekte ve yapılamamaktaydı,çünkü yasaktı. Bunun üzerine Alevi Müslümanlar da geceleri evlerde toplanıp, cem zikirlerini kimseden habersiz yapmaktaydılar. Tabii yasak olması hasebi ile çok ciddi bir tarassut ve devlet baskısı vardı. Her hangi bir evde bir cem ayini yapıldığı tespit edilse, hemen karakola götürülüp ya dayak atılır, ya da mahkemeye sevkedilirlerdi. Bu yüzden, evlerde toplanıldığında dışardan belli olmasın diye perdeler çekilir ve çıralar(eskiden elle taşınan lamba) yakılırdı.
Gelelim karalama olayına; Yukarıda da bahsedildiği gibi, Alevi köylerinde cem zikir ayinleri sorun olmadan yapılmaktaydı. Ancak merkezlerde, özellikle Alevi&Sünni müslümanların iç içe yaşadıkları bölgelerde, birbirlerine karşı kışkırtılmaya, dolayısı ile bu iftira ve karalamalara çok elverişli bir ortam bulunmaktaydı. Ve Maalesef, islam karşıtları, yıllarca beraber yaşamış bu islam meşreplerini birbirine düşürüp, her iki tarafıda biri birine karşı kışkırtıp, siyasi ranttan tutun, menfi çok farklı amaç ve bölücü fikirlerle, toplum üzerinden rant elde etme ve kötü ahlakı yayma amaçlı, bu milletin değerlerine saldırmışlardır.
Alevilik İslamın mümtaz bir yoludur. Dedelerin bir çoğu Evlad-I Resuldür, yani “Seyyid”tirler.. Dedelerin ve seyyidlerin soyları Osmanli Imparatorlugu devrinde, hatta cumhuriyete yakın zamana kadar resmi kayitlarda tutulmakta ve bilinmekte idi. Ancak son 100 yıldır islam düşmanlarının bu kesime yönelmesinden sonra bu silsilede de karışıklılar olmuştur. Devrim kanunları ile bu resmi uygulama da kaldirilmis, Dedeler ve Seyyidler gelenegine de ciddi bir darbe vurulmustur. O günden bu güne, pek çok ve çeşitli Alevi ve Bektaşi dernekleri, vakıfları kurulmuş; ve bir çoğunun başına, ne yazıkki bu ayrımcı zihniyetteki insanlar getirilmiştir. Aleviler inançları ve değerleri ile oynanarak, istismara açık hale getirilmişlerdir. Netice olarakta ortaya bir çok Alevilik anlayışı çıkmıştır.
Çoğu siyonist yahudi asıllı bu dış güçler ve içimizde yetiştirdikleri müslüman görünümlü münafıklar, Alevilerin içine 19.-20. yüzyıldan itibaren sızmış, Alevilerin güvenini kazanarak temel öğretilerini değiştirmiş, Alevilik tarihi kitapları yazarak Aleviliği asil kaynagindan saptırmaya calisarak, Alevi gençlerin pek çoğunu kültürel ve dini değerlerinden kopararak, sonuçta da ne yazıkki bir çoğunu fanatik siyasetçi veya ateist haline getirmeyi başarmışlardır.
ALLAH’a ve peygamberine (a.s.m) ve O’nun Ehl-i Beytine (r.a. ecmain) inanan, müslüman alevilerin böyle çirkin şeylerle hiç ilgisi ve alakası yoktur. Böyle çirkin bir iftirayı Alevi müslümanlara yakıştırmak bırakın yalnız Alevi canlarına, insanlığa karşı bir ayıp olmakla birlikte, İslama ve Onun nurlu Peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m)’e karşı en adi bir hakarettir !
Sünni müslüman kardeşlerimizin doğru aleviliği öğrenmeleri , bilinçli olmaları bu fitnenin önüne geçecek önemli bir etkendir. Ve Alevi canlarımızın; inançlarını tahrip ederek kendilerini toplumun diğer kesimleriyle kavgalı hale getiren yabancı ve yerli münafik unsurlarla mücadele etmeleri, istismar edilmekten kurtulmaları, her türlü siyasi ve çıkarcı grupların oyunlarına gelmeden, siyasetten uzak bir din öğretisi olan Gerçek Aleviliğe yönelmeleri bu bakımdan çok ehemmiyetlidir. Bunun en doğru yolu ise, Hakiki Aleviliği, bu yolun kurucusu Şeyh ve Pir’lerin kitaplarından öğrenmektir. Bizim sitemizdeki yazılar hep bu minval üzeredir, ALLAH şaşırtmasın, amin.
Yine alevi canlarımızın sünnilerle veya diğer islam yollarıyla uğraşmak yerine aleviliğin güzelliğini yaşamaları ve temsil etmeleri bütün sorunların önüne geçen en büyük silahtır. Aynı şekilde sünni kardeşlerimizde alevilerle uğraşmak yerine kendi mesleklerini yaşamak ve temsil etmek için çalışmalıdır.
Sorularla Alevilik Ekibi olarak, Alevi ve Sünni tüm müslümanları, bu gereksiz ve faydasız ve manasız önyargılardan vazgeçmeye, Allah’a, Peygamber’ine ve O’nun Ehl-i Beytine inanan ve dinin esasatında ittifak eden müslümanların teferruattaki farklılıkları bir birlerine hoş görmelerine ve müslüman ve ALLAH’a kul olduğumuzu hatırlamaya davet ediyoruz.
Bu güne kadar müslümanların arasına fitne sokanların sebeb olduğu düşmanlığın, – ki kardeşi kardeşe düşürmekten başka birşey değildir- ne dünyamıza ne de ahiretimize hiç bir faydası olmadığını gördük. Cehaletimizden istifade eden bu zalimlerin oyuncağı olduğumuz artık yeter Alevi ve Sünni her iki müslüman tarafta artık daha fazla zarar görmeden ve bütün kalbimizle “Gelin canlar bir olalım” diyoruz.
Benzer yazi bulunamadi.

Kardeş… insan öldürmak ne zamandan beri ibadete teşvik dağrusu anlayamadım ayrıca öyle insanlar var ki hocanın camide söylediğini harfiyen uygulamak istiyor birçok sünni arkadaşımla bu konularda konuşuruz ben hep söylerim insanlara kötülük düşünüldükçe camiye gitmenin bir anlamı yok diye verdikleri cevap hadi be sen hoca kadarmı bileceksin namaz kıldıkmı ne suçumuz varsa affoluyormuş.ee herkes senin gibi algılayamıyorki..
[Reply]
Administrator Reply:
Aralık 18th, 2009 at 18:31
Sevgili Kardeşim,
.
Kur’an-ı Kerim gayet açık bir şekilde başkasını öldürmeyi yasaklar; “Hak bir sebep olmadıkça, Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeyin” (İsra Sûresi, 32) buyurur.
.
Ayette geçen “hak bir sebep”,
-savaş hali
-nefsi müdafaa
-başkasını öldüren birisinin, suçu sabit olduğunda devlet eliyle idamı gibi durumlardır.
.
Böyle özel haller dışında, adam öldürmek en büyük günahlardandır.
.
Bir başka ayette şöyle denilmektedir:
“Kim bir canı, kısas olmadan veya yeryüzünde bir fesadı olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birinin hayatına vesile olursa, sanki bütün insanları hayatlandırmış gibidir.” (Maide Sûresi, 32)
.
Yani, bir masum insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibi dehşetli bir suçtur. Ayette, Müslim veya gayr-ı müslim şekilde bir ayrım yapılmaksızın sadece “nefis” yani “zat, şahıs” denilmesi de kayda değer bir inceliktir.
.
Masum bir insanın kasten öldürülmesi, kısası yani katilin de öldürülmesini gerektirir. Şayet öldürülenin varisleri katili affederse, bu durumda diyet vermesi gerekir.
.
Şimdi ASLINDA ve ESASINDA bunu emreden dinimize şayet muhalefet edenler, dinden uzaklaşmış insanlardır ve hoca gibi sıfatlara layık değillerdir.
.
Dolayısı ile web sitemizin amacı budur. Hakiki dinimizi öğrenmek, cehaletten kurtulmak, alevilik öğretisini hakikatı ile benimsemek.
.
İlgili meseleleri okuyup istifade etmenizden memnuniyet duyarız. Her türlü değerli görüşünüzü bizimle paylaşmaya devam ediniz.
.
Saygılarımızla,
Sorularla Alevilik
[Reply]
bende alevı bır bayanım bu mum sonduye fazla bı bılgım olmamasına ragmen hıc bı zaman ınanmadım cok guzel anlatmıssınız.
ben liseye gıderken bı arkadasımlar mum sondu yuzunden tartısmıstım da ona oturup anlattıgımda benden ozur dıledı ınsanlar alevılerı gercekten yanlıs tanıolar
ya ben şöyle bişey sölim insan olsun herkes insan zaten biz canlar insana cok onem verırız ya benım de bır suru sunni arkadasım var ama en cok ayrımı yapanlar da onlar yanı buda bı gercek….ben dın hakkında onlardan daha cok sey bılıyorum ….ama ne dıyım ya artık sesımız duyurabılıyoruz en cok sevdındgım konuda bu……NE DEMIS MEVLANA Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi
ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
[Reply]
32. Yorumu yapan gülüzar hanım Allaha dua etmiş kimseyi alevi etmesin diye Allahın kimseyi ne alevi ne sünni nede başka bir inançta yaratma lüksü yoktur ayrı ayrı inançlarda kul yaratsaydı haşa en büyük bölücü Allah olurdu Allah kullarını insan olarak yaratır onlara fikir vermiş düşünce vermiş insanlarda kendine göre doğru bildiği yolu seçer ayrıca alevileri çok tanıdığını da zannetmiyorum hiç bir inanç anadan doğmaz onun için şöyle diyorum Haklının hakkını vermektir alevilik, haksızın karşısında durmaktır alevilik, Ali gibi yaşamanın adıdır alevilik kısacası HAKTIR Alevilik saygılar
[Reply]
ben sunnıyım alevı bır sozlum var evlenmeyı dusunuyorum benım alılem tutucu bı aıle o yuzden proplem yasadık ve szolumun aılesıde bıze zorluk cıkardı bu konuda yazılarınızın cogunu okudum benım de dusuncem alevılıgın kelıme anlamı alını yolunda gıden demekse neden alevıler bu sekılde degısmıssler muslumanlıgın farzları bellı bunlar hz.ALI cogu ınsanda daha cokoneml verıyordu sımdı neden verılmıyor oruc hepımızın namaz heepımızın kuran- kerım hepımızın hepımız muslımanız uztıyorum ama mesela kuran bızım dınımızın su goturmez en baglayıcı varlıgı okunmalı okutulmalı mesela nısa surasınde bır kadının nasıl olması grerktıgı anlatılıyor ama buna yanlış denıyor böyle bır ayrım yapmıyorum ben alıvılık sunnulık falan alıvılere ulkemızde yuz yıllardır yapılan seylerıde az be az bılıyorum haklılık paylarıda var ama hepımız muslımanız peygambar efendımız (s.a.v.) BENIM UMMETIMIN AYRILIGINDA HAYIR VARDIR DEMISTIR ınsallah bu yazıma cevap verırısınız t. ederım
[Reply]
Administrator Reply:
Aralık 28th, 2009 at 15:58
Sevgili Kardeşim,
.
Değerli yorumun için teşekkür ederiz. Alevilik islamiyet içerisinde bir yoldur ve bir müslümanın Kur’ana ve Sünnete uygun olarak nasıl yaşaması gerekiyorsa, Alevilerde o şekilde yaşarlar. Cadde-i nuraniyelerini Hacı Bektaş-ı Veli hazretlerinin nurlu hayatı ve eserleri ile bilirler, erkannameler ile tatbikini öğrenirler.
.
Ancak yüzyıllardır bozmaya çalıştıkları ve bir derece muvaffak oldukları alevilik anlayışı halen yanlış bilinmektedir. Bazılarının kafalarında hala dinden uzak manalarla birlikte anılmaktadır. Nasılki “hizbullah” lafzı esasen “Allah’ın Askeri” demektir. Ancak mütemadiyen terör ve cinayetler ile anıldığı için kafalarda esas anlamından uzak bir mana ile yerleşmiştir. Aynen öylede, Alevilik Imam-ı Ali’nin mesleğini esas ittihaz eden bir güruh olarak akıllarda kalması gerekirken, çarpıtılarak, bozularak ve dejenere edilerek hakiki manasından uzaklaştırılmıştır.
.
Unutmayalım ki; hepimizin Allah’ı bir, Kur’an’ı bir, Peygamberi bir, Dini bir, atası(adem (a.s.))bir, bine kadar bir bir.. bu kadar birlikler ittifakı gerektirir.
.
saygılarımızla,
Sorularla Alevilik
[Reply]
buarada birde denmişki cemaatle camide namaz kılmak farz değildir diye peki cem evlerinde ellerde deflerle eğlenerek ibadet farzmıdır sorarım?
[Reply]
ve lakin 60. yoruma özellikle cvben namaz farzdır tüm namazların farzlarıda vrdır sünnetleride kaldı ki sünnetlerini kılmadan namaz kılmak susuz duş almaya benzer ve ayrıca hepimizin tüm müslüman aleminin tek bir imamı vardır tek bir peygamberi vardır o da hz muhammed s.a.v efendimizdir hz ali halife ve ehl beyddendir eğer hz ali peygamber diyorsanız hz . ömerde hz ebu bekirde hz osmanda peygamberdir onlarda islamın tel imamıdır lütfen bırakın bunları islamda tek bir imam vardır o da hz muhammeddir.
[Reply]
59. yorum sahibine bu yazdıklarnıza siz ianıyormusunuz sorarım size
[Reply]
bu arada duyduğum bir konu çok canımı sıkmakla moralimi bozdu alevi bir dostumdan öğrendiğim kadarıyla cem evlerinde hz. alinin fotoğrafı en başta sonra atatürkün daha sonra hz muhammedin fotoğrafı bulunmaktaymış hz. ali ile atatürkümün fotosuna bişey diyemem lakin hz muhammed resmedilemez fotoğrafı çizimi yapılamaz bir yerde aslılamaz bulundurulamaz herhangi bir kimseye benzetilemez …
[Reply]
öncelikle şunu belirtmeliyim ki;ben bir sünniyim ve zaman zaman fanatikliğe varan bir düşünce yapım var(idi).neden “idi” diyorum;çünkü bu site inanın ki bendeki birtakım önyargıları tam anlamıyla silecek kadar güçlü bir altyapıya sahip ve iyi niyetli olduğu nerdeyse her yazıdan,her konudan belli oluyor..Allah razı olsun sizden..benim sözlüm alevi ve bu açıdan aleviliği tanımak benim için ayrı bir anlam taşıyor..selamlar..
[Reply]
Selamünaleyküm arkadaşlar, öncelikle ben alevi bir ailenin çocuğuyum. Ben anneme sorduğumda mum söndü safsatasını bana şunu demişti; alevilerin karanlık bir odaya ddoluşup mum yakarak kim kime dum duma (abi-abla-kardeş-ana-baba karışık) birlikte olduklarını söylerler dedi. Evvela şunu şöyleyeyim: haşa müslüman olmayı da bir kenara bırakın, insan kendi kardeşiyle böyle bir şeyi yapabilir mi? Hayal etmesi bile delirtir adamı öyle değil mi? (en azından benim için öye)
İslamiyet’te mezhep denilen olay var ise bunlar ufak tefek görüş ayrılıklardır. (farz-ı misal; hanefide sabah namazı, ezandan hemen sonra kılınır, şafi’de biraz zaman geçtkten sonra kılınır gibi)
Ben Rab’bime hamdolsun ki aklını muhafaza eden ve mantığını kullanan bir gencim. Günümüzdeki alevileri anlamıyorum. Nasıl olur da Hz. Ali (ra) yı sevip te hakkında bilgi sahibi olmak için çaba göstermezler kulaktan dolma bilgilere inanırlar.
İnşallah kendine aleviyim-sunniyim diyen şu örümcek kafalı cinsler okurlar yazdıklarımı.
Ben önce alevilerin kendilerini bilgilendirmesi gerektiğini düşünüyorum. çünkü annemden ve akrabalarımdan biliyorum nasıl yanlış bir yolda olduklarını. geçen gün namaz konusunu açtım evde akşam vakti bişeyler atıştırırken, annem bana dediki -biz gitmeyiz camiye. dedim ki -peki neden anne. içimin yandığı şu cevabı verdi bana -Hz. Ali ölürken demişki beni sevenler buraya gelmesin.
Böyle birşeyi duyanlar ve inanlar şimdi yazıklarımı iyi okuyun; MADEM HZ. ALİ BÖYLE BİRŞEY SÖYLEMİŞ, NEDEN HZ. ALİ’NİN OĞULLARI HZ. HASAN VE HÜSEYİN NAMAZ KILMAYA DEVAM ETMİŞLER. BÖYLE BİRŞEY VAR İSE OĞULLARININ BUNU BAŞLATMASI GEREKMEZ MİYDİ? İSLAMİYET TARİHİNİN EN BİLGİLİ, ALİM KİŞİSİ OLAN VE ADINA İMAM DENİLEN HZ. ALİ NASIL BÖYLE BİR SÖZ EDEBİLİR Kİ? YAHU BUNU SADECE MANTIK KULLANSANIZ BİLE ANLARSINIZ AMA YA İŞİNİZE GELMİYOR YA DA BEYNİNİZİN ALGILAMASINDA BİR PROBLEM VAR.
Ben alevilerin müslümanız deyip islamiyet’in gerekliliklerini yerine getirmedikleri için sunnilerin baskılarına devam ettiğini düşünnüyorum. Önce kendimizi değiştirelim doğru olanı bilelim gerisi önemli değil.
Allah yar ve yardımcınız olsun
[Reply]
selam arkadaşlar ben alevi değilim fakat tanıştığım bayan arkadaşım alevi olduğundan araştırmak istedim ve sitenize rastladım, böyle bir site hazırladığınızdan dolayı tüm emeği geçen arkadaşları tebrik ediyorum, yok lamba söndü bilmem ne yandı gibi saçma sapan olaylara hala kafası basmayıp buralarda soranlarada allah akıl fikir versin diyorum.sitenizin ve güzel yazılarınızın takipçisi olacağım…sağlıcakla kalın
[Reply]
İmam gazaliye kadar gider bu iş, ama Aleviler üzülmesin bu iftira sadece alevilere de yapılmamıştır. tarih boyunca birbirinin nerdeyse aynı iftiralar, toplumda itibarsızlaştırılmak istenen tüm topluluklar bundan nasibini almıştır. Mesele Ebu Suud Efendi ‘Kanuni Sultan Sülüman dönemi Şehy ül İslamı.’ Alevilerle ilgili birçok iftiranın sahibidir. Elbette asıl sorun iftiraya uğrayan topluluğun bundan aldığı yarayla kendini aklmama çabasına girmesi. Ama aslolan, idia edenin ispat zorunluluğu olduğunun bilinmesi gerektiğidir. Ve bir şeye dikkat edilmelidir ki bu iftira yurdun neresine giderseniz gidin karşınıza çıkar ve ne hikmetse hiç unutulmaz yani bu işler organize işlerdir ve muhtemeldir ki cami hocaları ve kuran kursları bu ve benzeri iftira ve düşmanlık fikirlerinin nakş edildiği yerlerdir. Bu günlerde camilerde alevilere yönelik sözler duymanız eskiye oranla çok daha zordur ama biraz eskiler camilerde Ebu Suud’un telkinlerini duymuş ve bir daha camiye gitmemiştir. Alevilere yönelik katliamlarda devletin takındığı tavır ve mahkemelerde ki uygulamaları ispat arayanlara yeter de artar bile. Diyanetin Alevi alehtarlığını anlamak, başkanlarının konuşmalarını takip edenler için yeterlidir. Aleviler üzülmesinler güneş balçıkla sıvanmaz küfür sahibine aittir. Tarih bilir ki Yezid sapıklık ve sapkınlıkta sınır tanımamıştır ve emevinin başlangıç noktasıdır. Bu ülkede çocuğuna yezit ismi koyanlar yada Bayezid diye hükümdar olanlara ne demeli? (Bu arada Beyazıt diye bir şey yoktur o Bayezittir.) Alevilerin def’le alem yaptıklarını söyleyen zavallı tûti bilmeli ki Allah denilen ve kur’an okunan bir ibadet hanede senin o bilinç altında sakladığın sapıklılar olmaz. Gönlü temiz olmayan oraya girmez bile. Cem ibadetinin ilk olarak peygamber tarafından yapıldığına inanılır ve alevilikte esas olan içinden müslüman olmandır dışından değil. İçini pişirmeden dışından istediğin ibadeti yapman alevilik için bir anlam ifade etmez. Netice itibarıyla bir serserinin size küfür etmesi komaz ama mülk’ün etmesi kor. Elbette bu tür iftiralardan uzak durmuş tüm sünni din adamlarını da unutmamak gerek neticede herkes iktidarın borazanı değildir. Peygambere yalan ve iftiranın günahını sormuşlar, Hz Muhammed; her kim biri veya birileri hakkında bir yalan, iftira uydurursa, birine veya birilerine yayarsa muhakak ki cehennemliktir. buyrmuş. Ne zamana kadar cehenemdedir? diye sormuşlar. Hazret; Sözünü ispat edene kadar. demiş. Arif olan anlar. Saygılarımla.
[Reply]
Can ırmak kardeşim sen hiç cem evine gitmemişsin sanırım. bence bi git öyle yorum yap cem evlerinde tef, eğlence falan yoktur ayrıca Hz. Muhammedin de belli bir fotografı olmadığı için fotografı da yoktur. bu zamana kadar bi çok cem evine gittim. söylediklerinin hiçbirine rastlamadım.
[Reply]
şu mum söndü iftirası gerçekten çok igrenç bişey ya duyduğumda şok oldum ve hala bu saçmalığa inananlarlar var
(çok üzücü gerçekten çok bu iftirayı atanların Allah belasını versin diycem ama vermiştir zaten.
[Reply]
size birkaç sorum var ve cevabını sabırsızlıkla beklıyorum…
Alevilerin namaz kılmadığı ve hz. ÖMER hz. OSMAN VE HZ. AİŞEYİ SEVMEDİKLERİ BU SEBEPLEDE ÇOCUKLARINA ONLARIN İSİMLERİNİ VERMEDİĞİ DOĞRU MU? GERÇEKTEN MERAKLA BEKLİYORUM CEVABI ve şimdiden teşekkürler…
[Reply]
alevi Reply:
Kasım 29th, 2011 at 08:23
Değerli kardesim, sitemizde cevabı mevcuttur. Lütfen arama bölümünü kullanınız.
Editör
Sorularla Alevilik
[Reply]