Hünkar Hacı Bektaş Veli hazretlerinin “Her ne arar isen kendinde ara , Kudüste Mekkede Hacda değildir” sözü neyi ifade etmektedir?

NE ARARSAN KENDİNDE ARA

Hararet nardadır sacda değildir
Keramet baştadır tacda değildir
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüste Mekkede Hacda değildir

Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma
Gerçek erenlerin sözünden çıkma
Eğer insan isen ölmezsin korkma
Aşığı kurt yemez uçta değildir

Gönül kabesine girmesin hülya
Nefsine hakim ol düşme bed huya
Kirleri arıtan baksana suya
Hep yüzü yerlerde bucda değildir

Hacı Bektaş Hazretlerinin bu şiiri onun ne kadar batini bir alim olduğunu çok iyi anlatıyor. Bütün sorunların insanların kalbindeki bozuklukların, imani zayıflıkların, ALLAH için değil, show için yaşamaktan kaynaklı sorunların dışa yansıması olduğunu birkez daha ders veriyor.

Ayrıca bu şiir, O’nunla aynı dönemde yaşamış Mevlana’nın şu sözlerini hatırlatıyor:

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol
Hoşgörürlükte deniz gibi ol
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol

Öyle bir dönem düşünün ki, herkes müslüman, çokları namaz kılıyor, belki birkaç serseri hariç. tabii böyle ortamda, işin özünü kavramayanlar, namazın batini yönünü görmeyenler, gerçek erenlerin sözünü dinlemeyenler bazı insanlar ibadeti gösteriş için yapabilirler. Mesela adam 50 defa hacca gittim der ama gönül kırar, yani kul hakkı yer. Oysa Haccdaki en büyük maksat, “müminler ancak kardeştir” ayetinin manası içindir, yani islam kardeşliği içindir. işte bu adama dersin ki, “senin aradığın mekke’de hacc da değildir, senin kalbindedir, çünkü bir defa nefsin kalbini bozmuş. Yüz defa da hacca gitsen, sana fayda gelmez, çünkü senin sorunun kendinde, yani nefsinde” veya dersin ki “sen günde şu kadar namaz kılıyorsun ama kul hakkı yiyorsun, gönül kırıyorsun. Keramet spor yapar gibi namaz kılmada değildir, namazın özünü, batini yönünü, gerçek manasını düşünerek, gerçek namaz kılmaktadır. Sen cevizin kabuğunu kırıp içindeki özü görmediğinden kalp kırıyorsun, kul hakkı yiyorsun”. İşte namazdaki secde, ALLAH’ın karşısında kendi hiçliğini, kendini sıfırlamayı tekrar tekrar hatırlamak manasında olduğu için tevazuyu insanın ruhuna aşılar. Alçak gönüllü, tevazu sahibi bir müslüman kalpde kırmaz, gönül yıkmaz, kul hakkı yemez.  

İşte Her ne arar isen kendinde ara , Kudüste Mekkede Hacda değildir sözü bunu anlatmaktadır. Zahirde yapılan ibadetlerin, batıni yönünü, iç yönünü görmenin önemini anlatmaktadır.

Son dörtlükte nefse hakim olmayan böyle insanlar için çözümü su örneği ile veriyor. Akarsu, çeşme yerdedir, yani tevazu ve alçak gönüllüdür. Nefsine hakim olmak için önce tevazu sahibi ol denmektedir. Yani kendi kusurunu görmeyen, kendini başkalarına sevdirmek ister, ibadeti, haccı, namazı da başkalarına gösteriş için yapar. Demek önce namazda ALLAH’In huzurunda alnını secdeye değdirdiğin gibi, kalbinle de “ALLAH’ım! ben kusurluyum, ama Sen kusursuzsun çünkü koca kainatta bir leke, bir hata görünmüyor. Ama ben nefsime yeniliyorum, kusurlu işler yapıyorum” de ki, hem namazın maddi hakkını ver, hem manevi hakkını ver. İşter “namaz mü’minin miracıdır” sırrı burda başlar. Namazın batini yönünü kavramakla. Yüzbin şükür ki, vatanımızda Hacı Bektaş hazretleri gibi batin ilmini bilen alimlerimiz var.

İşte bu batini şiirin sadece iki mısrasını alıpda, “Hacı Bektaş hacca karşıydı, mekkeye karşıydı, namaza karşıydı” diyenler ne derece hata yaptıklarını, ne derece tasavvufu bilmediklerini, Hacı Bektaş üzerinden kendi fikirlerini empoze etmeye çalıştıklarını anla!

O zaman “Cennet için ibâdet geçersizdir” sözünü alıpta Hacı Bektaş hazretleri ibadet etmezdi mi diyecekler? Oysa bu söz ibadet ALLAH için yapılır, cennet için yapılmaz demektedir.

“Dînine dizlerinle değil, kalbinle bağlan.” sözünü de dinin sadece kuralcılıktan ibaret olmadığını, zahirdeki ibadetlerin şeklinin batini yönünü, iç yönünü anlamanın önemini anlatan bu sözü, “ibadet yoktur, şekilciliktir” diye mi yorumluyacaklar? Oysa zaten ne namaz, ne oruç, ne hac sadece diz ile yapılmaz.

“Kendini tanımayan, Yaratan’ı da bilemez” sözünü alıp “biz insan merkezliyiz, ALLAH tanımayız” diye mi yorumluyacaklar? Oysa insanın ALLAH’ın tam bir aynası olduğunu anlatıyor. İşte insan bir aynadır, güneşe tutsan, aynanın içine güneş girer, ALLAH’a yönelse, onun batınına, kalbine, özüne ALLAH’ın nuru girer.

Kitaplarında belki 100 defa namazı öven insana, şiirinin sadece 2 satırı alıpda iftira atmak ne kadar haksızlık. isminde bile “Hacı” olan bir evliyaya, üstelik fenafillah makamına çıkmış bir evliyaya “haca karşıydı, mekkeye karşıydı” demek ne kadar zulümdür.

Sonuç olarak, Hacı Bektaş hazretlerinin sözlerinin bir kısmını alıp, yanlış mana vererek, onu genele yayanlar ya kasıtlı yaparlar ya da batin ilmini bilmiyorlar, yanlış mana veriyorlar.

Hacı Bektaş Hazretlerinin namaz hakkındaki sözlerinin sadece birkaçına ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz. Diğerleri için kitaplarına başvurunuz.

alevilerde ibadet nasildir alevilikte ibadet nelerdir

alevilikte namaz var midir

aleviler ramazan orucu tutmazlar mi

Administrator Hakkında