hacı bektaş-ı veli kimdir?

Makalatt kitabının başında bir talebesi, onun hakkında şu övgü dolu sözleri yazmıştır:

için kullanılacak ünvan ve medih buradaki gibi olması muvafıktır – “sözleri esrarlı, konuşmaları hoş ve tatlı, güeç yüzlü, makalat sahibi, şeriat askeri, marifete bürünmüş, hakikat hazinesi, yüce makama erişmiş, cehaleti sevmeyen, ve her türlü ilim hazinelerinin de sahibi olan, din meşalesini elinde tutan ve adeta kandil gibi olan iman urunun yağı, erenlerin durağı horasanlı sultan hacı bektaş (kuddise sirruhu)

Kültür tarihimizin büyük mütefekkir ve mürşidlerinden biri de hiç şüphesiz hacı bekta-ı velidir. O anadolunun türkleşmesinde ve müslümanlaşmasında önemli rolü olmuş bir kahraman ve manevi bir önderdir. Bu büyük insanın kendi hayatından itibaren her devirde bir çok takipçisi olmuş ve bağlıları bulunmuştur. Günümüzde d ekendisini ona bağlı hisseden ve sevgi besleyen bir çok kimse ve topluluk vardır. Ona olan bağlılık , canlılığını halen devam ettiren ve “Bektaşilik” diye kendi adına izafe edilen bir tarikatın doğmasına da sebeb olmuştur.
Bu büyük zatın hayatının bütün safhalarıyla ilgili yeterli bilgi olmadığı igbi, kimliği, dini ve kültürel hayatımızdaki yeri, görüş ve düşünceleri hususunda değişik değerlendirmeler ve görüşler ileri sürülmektedir.
Gelibolulu mustafa ali onun asıl adının Muhammed olduğunu belirtir.1 ancak o “bektaş” adıyla şöhret bulmuştur. Makalatta vrediği hacla ilgili bilgilerden onun bizzat hacca gittiği sonucu çıkarılabilirse de kaynaklarda bunu doğrulayacak kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak hakkındaki menkabelerde onun bir şekile hacca gittiğine dair rivayetler vardır. 2 hacı ismi buraya dayanıyor olmalı. Tasavvufi kimliğinin ifadesi olarak da veli denilmiştir.
Bazı kaynaklarda onun baba ismi “seyyid muhammed b. İbrahim b. Musa” veya “ibrahim b. Musa” şeklinde geçmektedir.3 hacı bektaş2ın soyunun hz. Aliye dayandığı da kabul edilir.4 bunu tarihen isbatlamak mümkün değildir. Ancak onun geldiği yer olan horasan bölgesinin daha ilk hicri asırda müslümanlar tarfından fethedilmiş olması ve özellikle emeviler döneminde hz. Ali taraftarlarının buralara gelip yerleştikleri göz önünde bulundurulunca bunun ihtimal dahilinde olduğu düşünülebilir.
Hacı bektaş-ı veli’nin ne zaman doğduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Ali onun orhan gazi devri5; taşköpri-zade de I. Murad devri alimleri arasında 6 anlatırlar. Velayet-name de onunla birlikte adı anılan mevlana (603-672 / 1207 – 1273) seyyid mahmud-ı hayrani (öl. 667/1268), nureddin b. Caca, hacım sultan gibi isimler hep XIII. Yüzyuılda yaşamış oldukları bilinen kimselerdir. Eflaki dede (öl. Konya 1360) tarafından 755/1354 yılında yazılmış olan menakıbül arifin de onun, 1207-1273 yılları araısnda yaşamış olan mevlana ile aynı dönemde yaşadığı ve bazı hususları hatırlatmak için hacı bektaş-ı velinin ona dervişlerini gönderdiği anlatılmaktadır.7 bu eserin yazılış tarihi glöz önünde bulundurulursa, onun XII. Yüzyılda yaşaqmış olduğunu kabul etmek mümkün olmaktadır. Bu durumda orhan gazi ve I. Murad devlirleri alimlerinden olduğu bilgisi yanlış kabul edilmelidir.
Sonraki asırlara ait kaynaklarda 646/1248 de doğduğu yazılmış 8 isede bunların kesinliği kanıtlanamamıştır. Oradan geldiği bilindiğine göre doğum yeri horasan bölgesidir. Daha sonra da anadoluya gelip yerleşmiştir. Aşıkpaşa-zade onun bu gelişini ve yerleşmesini şöyle anlatır; “hacı bektaş kim, horasandan kalkdı bir kardeşi daha vardı, “menteş” derlerdi. Bile kalkdılar geldiler; doğru sivas’a geldiler ve ondan baba ilyasa geldiler. Kayseriden kardeşi menteş yine sivasa vardı; onda eceli mukaddermiş, anı şehid ettiler, bunların kıssası çoktur, cemiisine ilmim yetmiştir, bilmişimdir. Hacı bektaş, kayseriden karayola (sulucakarahöyüke) geldi. Şimdi mezar-ı şerifi ondadır.”9
Hacı bektaş-ı velinin anadoluya geliş serüveni ile ilgili en derli toplu bilgi, aşıkpaşa zade tarafından verilen bu bilgidir. Bu gelişin hangi tarihte olduğu belli değildir. Ancak onun aşıkpaşazade tarafından “karayol” olarak adlandırılan, ancak o zamanalrda daha çok suluca karahöyük diye bilinen bugükü hacıbektaşa yerleştiği orada yaşadığı ve vefat ettiiği bellidir. Onun aynı yerde vefat etmiş olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. Ancak hangi tarihte vefat ettiğine dair tarihi kaynaklarda farklı bilgiler vardır. Tıbyanül vesail adlı esere göre o, 646/1248 de doğmuş, 680/1281 de anadoluya gelimiş ve 738/1337-38 de vefat etmiştir. 10 başka bir kaynak doğum ve ölüm tarihlerini aynı verirken, anadoluya geliş tarihini 660-1262 olarak verir.11 bir başkası da ölüm tarihini 723/1323 olarak gösterir. 12
Kaynaklardaki bu farklı tarihlerden birini tercih edebilmemiz için yeterli kanıtımı yoktur. Zaten hacı bektaş-ı veli ve onun makalatı üzerine doçentlik çalışması yapmış bulunan M. Esad coşan’ın buluduğu bazı kaynaklar bu konuyu açıklığıa kavulşturmuş sayılır. Onun araştırmaları esnasında bulduğu kırşehirde şeyh süleyman b. Hüseyin el mevlevi b. Şemseddin adlı kişi tarafından kurulmuş bir mevlevi tekkesinin vakfiyesinde “fi nahiyetil hacc bektaş kuddise sirruhu” ve “ve’ttahriru fi evaili şehri muharremmil haram min şuhuri seneti seb’!in ve tisine ve sitte-mie” yazılıdır. Buradaki tarih 697/1297 yılı muharrem ayının ilk günleridir ve burada hacı bektaş-9 veli için” kuddise sirruhu” ibaresi kullanılmıştır. Kendi bölgesinde 697/1297 yılında kurulmuş bir vakfın kayıtlarında bu ibarenin kullanılması bu tarihte onun ölmüş olduunun bilidğini gösterir.13

Hacıbektaş ilçesi halk kütüphanesinde bulunan bir elyazması üzerindeki hacı bektaşı veli ile ilgili bir kayıtta şöyle denmektedir. “hazine i celileden şeref vürud olan tomar-ı kebirde muharrer olduu üzere tarihi veladet-i şerifleri 606/1209 olarak müddet-i ömürleri altmışüç olmağla 669/1209 senesi vefat-ı şerifleri muharrer olduğunda iş bu mahalle tahrir olundu”14
Bu kayıt 1297 tarihli vakfiyedeki bilgiyi teid etmektedir. Bu kaydın ne zaman yazıldığı belli olmamakla berabr yazılan bilginin kaynağı “hazine-i celileden şeref vürud olan tomar-ı kebirde muharrer olduğu üzere” denilerek belirtildiğine göre kesin bilgi olarak kabul edilmeye uygundur. Bu durumda onun doğum tarihinin 606/1209 ve ölüm tarihinde 669/1270 olarak kabul etmek yanlış olmayuacaktır.
Hacı bektaşı velinin yerleştiği sulucakarahöyükte vefat ettiğinde bir şüphe yoktur. Oranın bu ismi sonradan unutulmuş, yaşadığı ve vefatından sonra defnedildiği yer olması hasebiyle onun adına izafeten hacıbektaş adını almıştır. Burası şu anda nevşehir iline bağlı hacıbektaş ilçesinin de merkezidir ve hacı bektaşğı velinin türbesi burada bulunmaktadır.
Hacı bektaşı velinin hayatıyla ilgili olarak tarihi kaynaklardaki bilgiler bunlardır. Bu kaynkaklarda onun sulucakarahöyüke yerleştikten sonraki hayatı ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Onun buradaki hayatı ile ilgili rivayetleri anck menakıbnamelerde görebilmekteyiz; bunlarnı başında da kendi adına izafe edilmiş bir menakıbname gelmektedir. “menakıb-ı hacı bektaş-ı veli” adı ile bilinen bu eserin elyazması bir çok nüshası bulunmaktadır. Ayrıca biri sefer aytekin(velayetname-i hacı bektaşı veli I-II, emek basımevi, ankara 1956) diğeri abdulbaki gölpınarlı (menakıb-ı hünkar hacı bektaş-ı veli velayetname, inkilap kitabevi, istanbul 1958) olmak üzere iki kere bugünkü harflerle neşredilmiştir.

Bu velayetname benzeri başka menakıb-namelerde ve başka kaynaklarda onunla ilgili menkabeler anlatılmakta ise de, hacı bektaşı velinin menkabevi hayatını en geniş şekliyle bu eser vermektedir. Buna göre o, hz. Alinin soyundan gelmektedir; babası 6. İmam musa kazım’ın torunlarından, horasan hükümdarı ibrahim-i sani es seyyid muhammed; annesi de nişaburlu bir alim olan şeyh ahmedin kızı hatem (veya hatme) hatundur. Şişaburda doğmuş; orada, ahmed-i yesevinin talebesi ve halifesi olan lokman-ı prendede’den ders almış ve onun tarfından yetiştirilmiştir. Bu menkabelerde onun ahmed-i yesevi ile görüştüğü, icazetini aldıktan sonra onun tarafından irşad için anadoluya gönderildiği de anlatılır. Sulucakarahöyüke geldikten sonra burada bir çok derviş ve halife yetiştirdiği, bunları irşad görevi ile çeşitli yerlere yolladığı anlatılırken, hacı bektaşın onalarla aralarında geçen menkabe formunda birçok olay anlatılmaktadır. Bu olaylar onun sevenleri tarafından nasıl algılandığını gösteren olağan üstü özellikler de taşımaktadır.

Menkabelere göre hacı bektaşı velinin münasebeti olan ve görüştüğü kişiler şunlardır; kutbeddin haydar, hacım sultan, akçakoca, sarı saltık, karaca ahmed, tapduk emre, yunus emre, seyyid mahmud-ı hayrani, osmancık (osman gazi kasdediliyor olmalı) alaeddin keykubad, ahi evran ve kırşehir emiri nureddin b. Cca.
Velayetnamede anlatılanlardan anlaşıldığı haliyele hacı bektaşı velinin kırşehirle alakası çok olmuştur. Görüştüğü kimseler arasında ahi çevrelerine mensup kişilerin de olması ve özellikle ahi kültürününü piri sayılan ahi evranın yer alması, onu fütüvvet teşkilatı ve ahilik geleneği ile de irtibatlandırmıştır. Zaten fütüvvet teşkilatının onun asıl memleketi olan horasan bölgesinde nişabura dayanması o çevrelerle öceden de irtibatlı olma sonucunu çıkarmamıza yardım eder. Bu bakımdan bektaşilikte tarikata giriş ayıini sırasında da uyugulanan eşik öpme, kuşak bağlama, aynı kaseden şerbet içme adetleriyle,kıyafetler, ayinlerde okunan dualar, ahilikte büyük benzerlikler arzetmektedir.
Hacı bektaşı veli, osmanlı devletinde yeniçeri ocağının da piri kabul edilmiştir. Yukarıda da belirttiğmiz gibi osmanlı devletinin ve daha sonra yeniçeri ocağının kuruluşu sırasında o vefat etmiştir. Orhan gazi ve I. Murad zamanları alimlerinden olduğu yönündeki görüşlerin kabulü mümkün görünmemektedir. Bu durumda yeniçeri ocağının piri kabul edilmesinin neye dayandığı sorusu akla gelmektedir. Bu şekilde kabul edilmesinin en başta gelen sebebi onun osmanlı topraklarında büyük bir şahsiyet olarak şöhret bulması olmalıdır. Bu şöhreti yuanında kara rüstem, seyyid ali sultan, gazi evrenos, abdal musa gibi ilk osmanlı fetihlerine katılan ve yeniçeri teşkilatının kurulmasını sağlayan 15 kişilerin ahilik, gazilik ve hacı bektaşın ismi etrafında oluşmuş tasavvuf geleneiği ile irtibatlı olmaları da 16 bunu sağlamıştır.

Hacı bektaşı velinin amaya dolaylarında babailer isyanı başlatan baba ilyas-ı horasaninin halifesi olduğu da ileri sürülmektedir.17 eflaki dede de onun “baba rasulun has halifesi” olduğunu ileri sürer18. Baba rasulden kimin kastedildiği tam olarak belli değildir. Ancak baba ilyasın halifelerinden olup onun adına bir isyan başlatmış, fakat başarılı olamayarak 638/1240 ta isyanın bastırılması sonunda öldürülmüş olan baba ishak olduu söyleyenler vardır.19
Ebu’l ferec el – vasıti, hacı bektaş-ı veli için verdiği bir silsilede onu doğrudan ahmed-i yeseviye bağlı göstermektedir.20. bunun doğrudan bir bağlantı olması, ahmed-i yesevinin ondan yaklaşıkk bir asır önce vefat etmiş bulunması sebebiyle mümkün değildir. Ya aradaki isimler atlanmıştır, o durumda kimler olduğu sorusunun cevabı yoktur; yada manevi bir bağ olarak kabul edilmiştir. Bu eserin yazarı olan El-Vasıti, 647-744 (1275-1343) yılları arasında yaşamıştır. Bu dönem hacı bektaş-ı velinin yaşadığı döneme yakındır; dolayısıyla verdiği bilgiler gerçeği yansıtıyor olabilir.
HACI BEKTAŞI VELİ ESERLERİ
Hacı bektaşı veliye çeşitli eserler isnad edilmektedir. Bu eserlerin bir kısmı sadece isim olarak zikredildiği halde kendileri bulunamamıştır. Makalat üzerinde ayrıca özel olarak duracağımız için burada diğer eserler hakkında kısa bilgiler vermek istiyoruz.
1. Katabül fevaid
İstanbul üniversitesi kütüphanesi türkçe yazmalar bölümü, 55 noda kayıtlı bu eserin başında hacı bektaşı veliye ait olduğu , onun tarafından yazıldığı ve fevaid isminin onun tarafından verildiği belirtilmekte, ancak eserin muhtevası üçüncü bir şahıs ağzıyla anlatılmaktadır.
m. fuat köprülü, 1922 de yazdığı bir makalede, bu farsça eserin iki nüshasını gördüğünü belirtmiş, ancak nerede oldukları ve özellikleri hakkında bilgi vermemiştir. 21 abdülbaki gölpınarlı, istanbul üniversitesi kütüphanesindeki nüshanın yanında başka bir nüshadan da bahsetmekte ancak neered eolduğu ve özellikleri hakkında bilgi vermemektedir.
Bu istanbul üniversitesi kütüphanesi nüshası türkçeye tercüme edilmiş ve yayımlanmıştır.22 muhtevası makalatla benzerlikler taşımaktadır. Ancak eldeki bu nüshada hacı bektaşı veliden sonra yaşamış bazı kimselerin de sözleri yer almaktadır. Gerçekten hacı bektaşı veliye ait olan bu esere sonradan müstensihler tarafından bazı ilaveler yapılmış olmalıdır.
2. Fatiha suresi tefsiri
m. fuat köprülü, baha said beyin kendisine, yanan tire kütüphanesinde hacı bektaşı veliye ait bir fatiha suresi tefsiri olduğunu söylediğini nakleder.23
3. hacı bektaşı velinin nasihatları
hacıbektaş ilçe halk kütüphanesinde 29 noda kayıtlı bir mecmuadq dedemoğlu isimli birisi tarafından yazılmış akaid-i tarikat isimli bir risalesnin arkasında, “hacı bektaşın emanetleri” başlığı altında bazı nasihatlar ve tavsiyeler yazılmıştır. Ayrıca istanbul arkeoloji müzesi kütüphanesi 891 noda kayıtlı bir mecmua içinde eksik bir hacı bektaş nasayihı bulunmaktadır.
4. Besmele tefsiri
Manisa il halk kütüphanesinde 3536 noda “kitab-ı tefsir-i besmele maa makalat-ı hacı bektaş rahmetullah” yazılı bir risale vardır. 827/1423 senesinde cafer b. Hasan tarafından istinsah edilmiş olan 30 varaklık bu risale, rüştü şardağ tarafından günümüz diline çevrilerek yayımlanmıştır. (, besmele tefsiri (tefsir-i besmele), kültür bakanlığı yayınları, ankara 1993). Ayrıca yrd. Doç dr. Hamiye duranın hazırladığı metin ve sadeleştirme bir arada türkiye diyanet vakfı tarfından (alevi bektaşi klasikleri dizisi:1) basılmıştır.
5. Hacı bektaş-ı veliye atfedilen diğer bazı eserler
Abdulbaki gölpınarlı, hacı bektaş-ı veliye ait olduğunu bildirdiği bazı eserlerden bahseder. Ona göre, hacı bektaşı velinin iki sayfalık bir şathiyyesi vardır; bunu 1680 yılında enveri mahlaslı hurufi ve nakşi bir yazar, manzum ve mensür olarak şerhetmiştir.24. ancak o ne şathiyyenin, ne de tuhfetüs-salikin isimli şerhin bulunduğu yeri söylememektedir. Bu bakımdan böyle bir şathiyyenin varlığı sadece yazılı oalrak bilinmektedir.
Yine abdulbaki gölpınarlı, darül fünun (istanbul üniversitesi) edebiyat fakültesi reisül müderrisini mahmut bey babaya ait bir mecmuada hacı bektaşı veliye ait ibr hadis erbain şerhi gördüğünü ve kendisinin de bunu istinsah ettiğini yazar.25

Paylaş ve Gönder:
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?
  • services sprite hacı bektaş ı veli kimdir?

Benzer yazi bulunamadi.

Administrator Hakkında