Hacı Bektaşi Veli hazretleri Makalat isimli kitabında Allah’a iman ve Peygambere iman arasındaki bağı şöyle ifade eder:
Ey azizim kullar Allah’ın niteliğini bilmekte acizdir. Adlarını bilirler. Kuran için de dört bin adı vardır. Vücutta dahi beş şey allahın birliğine delildir…
İlki CEBRAIL’IN MUHAMMED (A.S.M.) A. GELMESİNE
İKİNCİSİ MUHAMMED (A.S.M.) YOL AÇMASINA
ÜÇÜNCÜSÜ MUHAMMEDİN (A.S.M.) FAZİLETLERİNE
Yalnız Allah’a iman etmek makbul ve kâfî bir iman değildir. Zira Hz. Muhammed’i tanımayan kimse, Allah’ı da hakkıyla tanıyamaz, kâmil bir imana ulaşamaz. Bu tarz düşünceleri yayanlar, Resûl-i Ekrem (a.s.m.) ve şahs-ı mânevîsinden bîhaber olan cahillerdir yahut cahil kimseleri ifasat etmeye çalışan şeytanın talebesi olmuş bedbaht akıllılardır.
Biz Hz. Muhammed’i (a.s.m.) sıradan bir insanmış gibi göstermeye çalışan bu mihraklara ve onların hücumlarıyla yaralanmış itikat sahiplerine deriz ki:
O Hz. Muhammeddir ki, Allah’ı gösteren sanatlar içinde en mükemmel ferddir ve mahlukat içinde en seçkin şahsiyete sahiptir.
Evet O Hz. Muhammeddir ki, Allah’ın sanatlarını velvele-i zikir ve tesbih ile teşhir eden, takdir eden; esma-i İlâhiye’deki cemâl ve kemâl hazinelerini Kur’an’ın diliyle açan; kâinattaki tevhid delillerinin kâinatın Yaratıcısı ve Sanatkârına şehadet ve delâletlerini en parlak ve en kat’i bir sûrette beyan eden; Allah’a kulluk için yaratılmış olan “insan” denilen ibadet makinesinin çıkabileceği en son dereceye çıkıp; en yüce ubudiyet, en üstün kullukla, her şeyin kendisine muhtaç olduğu Âlemlerin Rabbine âlemler hesabına ibadet eden; hem mahiyetiyle, varlığıyla, her şeyiyle bin bir Esma-i İlâhiye’ye ayine olan; hem en âzam derecede, en üst mertebede ayinedarlık yapan; her halinde, en küçük muamelâtında bile İlâhi İsimler muvacehesinde hareket eden; haliyle, konuşmasıyla, tavrıyla her an ve zaman Allah’ı anlatan, Allah’a yaklaştıran Zâttır.
Evet O Hz. Muhammeddir ki, Allah’ın habibidir ve İlâhi muhabbetin nihayetsiz feyzine mazhar olmuştur.
Ve Allah ancak Ona tâbi olanları, O’nun haliyle hallenenleri, Ona benzeyenleri sever; Ondan uzak yaşayanlar Allah’ı ne kadar sevdiklerini iddia etseler de Allah onları sevmez ve sevmeyecek!…
Allah’ın seveceği kimse, Allah’ın sevdiğine benzeyen olabilir, başka olamaz. İnsanlık Ona benzediği nisbette İlâhi muhabbetten hissedar olabilir.
İşte Allah Kelâmı:
“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana tâbi olun tâ ki Allah da sizi sevsin.”
Bundan daha açık bir ifade olabilir mi?
Elhasıl; Muhammedsiz Allah sevilmez,
Muhammedsiz Allah’a ulaşılmaz,
Muhammedsiz Allah anlaşılmaz,
Muhammedsiz Allah tanınmaz,
Muhammedsiz Allah’a kul olunmaz,
Muhammedsiz iman edilmez,
Muhammedsiz affa, mağfirete, şefaata, rahmete, nura erilmez,
Muhammedsiz Darüsselâma, sahil-i selâmete, cennete varılmaz,
Velhasıl Muhammedsiz olmaz, asla ve kat’a Muhammedsiz olmaz, kurtuluş sebebi, necât vesilesi yalnız Odur Aleyhissalâtü Vesselâm…
Son olarak Hazreti Ömer’e kulak verelim; şöyle diyor:
“Allah’ın Resûlü (a.s.m.) buyurdular ki:
Hazreti Adem cennetten çıkarıldıktan sonra Allah’a yalvarır:
‘Ya Rab! Muhammed hürmetine beni affet!…’
Allah cevap verir:
‘Ey Adem! Benim için O, insanların en sevgilisidir. Madem ki, Benden O’nun hürmetine af diliyorsun.. Ben de seni affettim…’”
Benzer yazi bulunamadi.

ağzına sağlık kardeşim ne güzel anlattın.ALLAHA ve MUHAMMET MUSTAFA (s.a.v)efendimize ve ALLAHtan peygamberimiz aracılığıyla gelen herşeye inanan müslümandır.ALLAHın bildirdeklerinin birine dahi inanmayanda kafirdir.
[Reply]