Değerli kardeşim,
Elbette alevilikte gusül abdesti vardır. Gusül abdesti, islamın emridir. Alevilerde islamin içinde bir yol,tarikat olduğuna göre elbette gusül alevilikte vardır. Ama kendine alevi deyip, islamın emirlerini red edenler bahsimizden hariçtir. Alevi kaynaklarında da gusül abdestini görebiliriz. Mesela;
Hacı Bektaş hazretlerinin Makalat kitabında alevilerde ibadeti özetleyen cümleler şöyledir:
… Hemde cünüplük durumunda gusül abdesti almaktır. Kendi arzularının peşiden gitmeyip, dünyayı terk edip, ahireti sevmektir.
Benzer yazi bulunamadi.

alevi değilim ama çok tanıdığım var kimi gusül abdesti alıyor kimi almıyor gusül vücudun temizlenmesinden daha öte bişeydir niyettir herşeyden önce niyet etmek gerekir ve alevi tanıdıklarım oldu gerçekten bazıları felaket kokuyor manevi temizliklerini yapmadıkları için ALLAH İSLAH ETSİN
[Reply]
Sn.Administrator,
Bir yılı aşkındır alevi mezhebinden biri ile arkadaşlığım var.Bu arkadaşlığımız bu süre zarfında saygı ve sevgi çerçevesinde değer kazandı ve paylaşımlarımız arttıkça daha yakınlaştık ve ileriye dönük ciddi boyut kazandırdı.Kısacası herşey bu kadar mükemmel iken,
Benim sunni olduğumu biliyor ve inancıma saygı duyuyor.
Lakın ben onun islamiyetin farzlarını gerekliliklerini yerine getirmediğini ( örn. gusul almamak ,oruç tutmamak vs. )
Bunları düşündüke boğuluyorum karşımda insan olarak çok değer verdiğim sevdiğim kişi ve soruyorum aleviik de islamın bir mezhepi.
Ve siz diyorsunuz kii alevilik de gusul – oruç – namaz var . Peki arkadaşım nerde ???
[Reply]
ben insan ayrımını hic sevmem alevide değilim ama alevi arkadaşları severim dürüst ve saygılı arkadaşlardır… ama alevi olmayanlara dil uzatan alevileri dürüstlük çerçevesine koyamam… bu forumda bir arkadaşım yorumunda aleviler doğuştan abdestli demiş… o nasıl şey öyle yaa, çok mantıksız olduğu gibi çokda saçma… zart zurt osur, tuvalete gir çık, kafaları çek, alem yap, küfürler et… sonra cem evinden biri çıksın desin ki aleviler doğuştan abdestli… ne güzel şeymiş o öyle!!!
[Reply]
yaptınız konuşma ve tartışma terbiyesizliktiralevi cemiyeti eyer bişeyler yaşıyosanız kendi icinizde yaşayın cahilliğinizi etrafa bulaştırmayın müslümanlık alemin bazı kuarallar vardır bu kurallara uyanlar allah yolunda ilerleyen insanlardır yüce rabbimiz buyurmuştur başlangıcta bitişde benim son peygamber Hz. muhammet son kitap kurani kerim biz bütün peygamberlere inanırız biz müslümanlığın gfrektirdiği şekilde yaşarız namaz kılarız oruc tutarız zekat veririz hacca gideriz dualar ederiz bi kusur işlediğimizde yaradanımıza sığınırız ama siz kafanıza göre yaşarsınız müslüman alemi siz ve sizin gibleri gördükce şükrediyolar derlerki ALLAHIM BİZİ YOLUMUZDAN ŞAŞIRTMA BİZİ ONLAR GİBİ YAPMA BİZİ KURANDAN AYIRMA diye şükrederler cünkü siz ve sizin gibiler bu dünyada ibreti alem olarak yaşıyosunuz örneğin firavun bir ibrettir şeriate laf atıyosunuz şeriat müslümanlığın gerceğidir şeriat derki insan oğlu neresiyle günah işlemişse orasını yok edin sağ eliyle hırsızlık yaptıysa sağ elini kesin o yüzden siz bildiğinizi yaşayın etrafa bulaşmayın ama gönül isterki inancınızı yükseltin sizi yaradana karşı size bu imkanları tanıyana karşı görevinizi tam olarak yerine getirin
[Reply]
gusul ebdesti öyle kafanıza göre alınmaz onun bile kuralları vardır en başta niyet niyet siz iş olmaz sabah evden cıkar ken dükkanını acarken bir işe başlarken besmene cekilir gusül abdesti diğer abdeslerden farklıdır o senin birnevi koruycun dur hem sana vucüd temizliğini sağlar hemde dini temizliğini sağlar
[Reply]
yazıkki çok yazık:eğer bir insan,islamın beş şartından biri olan namazı,ramazan ayı orucunu ve manevi temizliğin en önemli parçası olan abdesti es geçer ve hala elhamdülillah müslimanım diyorsa sadece kendini aldatmış olur.ey nefsine zor geldiği için dini kendine göre değiştiren kardeşlerim,her nefis ölümü tadacaktır ve allahın gazabı çok çetindir.
[Reply]
bu yorumları yazarken önce terazinin bi köşesine kendinizi bi koyun öyle konuşun beyler.aleviler kurana göre hareket ederler.size sorarım kuranda beş vakit namaz varmı,namazın tarifi varmı,ramazan oruçu varmı,30 gün tutulcak diye bi sayı yada yazı varmı.bunu neye göre şekle sokupta tutupta uyguluyorsunuz sorarım size.kurandan bahsediyorsunuz ama bişey bilmedem konuşuyorsunuz.şerihat diyorsun parmak kesilmekten bahsediyorsun,o şerihatı hiç istemeyen sizlersiniz bikere.çünkü haram zina herşey var sizde.namaz kılarsını camiden çıkarken ayakabı çalarsınız,içki içersiniz sonra camiye gider namazkılar allahım beni affet çıkışta yine içersini.bi insanın önce kalbi temiz olacak,ibadet insanın bedenindedir insanı içi temiz olmamış namaz oruç neyine.arkadaşlar bişey konuşurken yada eleştiri yaparken herzaman kendini sorgulayacaksın.
[Reply]
şöyle dini bilmeden boş konuşanlara bir anlam veremiyorm oktay gibi zihniyetler dünyada boş yaşıyor
[Reply]
burdan önceherkezdenözür diliyorum ağzımı bozdugum için ….anandanbabandan öğrendiniz iftiralarıbırakın artık insanı insan olduğuiçin eleştirin bu devirde kim mesebine göre yaşıyor her kez günü birlik alevilere iftira atmayın allah her attığınız iftirayı başınıza getirdi şahit oldugumda var genede durmuyosunuz kanınıza işlemiş tabi allah sizi islah etsin
[Reply]
ey sevgili kardeşim oktay alevimisin bilmiyorum ama ben aleviyim …millete olan lafı söylüyon sonra dönüp özür diliyon …önce bi düşün kardeşim .düşündükten sonra yorum yap sen napacan milletin namaz kılıp kılmadını içki içip içmedini …allah la kulun arsına girme .sen verilen emirleri yerine getir bırak milleti.
[Reply]
bence siz cehenneme gireceksiniz çünkü peygamber torunlarına sevgi ve saygıyı her an ağzından indirmeyen alevi kardeşlerimize laf uzattığınız için cehennemde yezitle beraber yanacaksınız kıldığın namaz senin için bu dünyada yaptığın bir spor olarak kalacak . ALEVİLER HER MEDENİ İNSAN GİBİ BANYO YAPAR ANCAK SENİN KOPKUŞMUŞ SUNNİ BEYNİN SENİN KENDİ RUHUNDAN CEHENNEMDEN KOKU ALIR YOKSA Hz.Hüseyin sevdalısından değil kafa keserken nasıl bir mezhep ki insan yakarken nasıl bir mezhepsiniz kokudan bahsedersiniz
[Reply]
BİLEREK YADA BİLMEYEREK ALEVİLER HAKKINDA YAPARLAR YAPMAZLAR ALIRLAR ALMAZLAR DİYE LÜTFEN YAZIPTA GÜNAHA GİRMEYELİM.ŞİMDİ LÜTFEN ZAMAN AYIRIN VE YAZACAKLARIMI OKUYUN.
ALEVİLER ALLAH’ın cc birliğine Peygamberlerine ve halifelerine çoğu sünniden daha iyi sahiplenirler. GUSÜL ABDESTİNİ tabiki alırlar. oruçlarını tutarlar, ibadetlerini yaparlar. ancak sizde takdir edersiniz ki SÜNNİ kardeşlerimizde bu saydıklarımı yapmayan sayısı az değildir ve bu bağlamda alevi kardeşlerimiz arasından da böyle olumsuz yaklaşanlar olabilir ama bütün aleviler böyledir yada bütün sünniler böyledir diyemezsiniz.
BURADA BAZI AYRINTILARA YER VERMEKTE DE FAYDA VAR;
ibadet şekil ve uygulamalarda bazı farklı yaklaşımlar vardır. mesela hanefi mezhebinde farklı şekilde farz ve sünnet şekilleri şafi mezhebinde farklı farz ve sünnet şekilleri vardır,iran şiilerinde ayrı, arap kesiminde farklı şekil ve yaklaşımlar vardır, hal böyle iken ALEVİLİĞİ sahiplenen ve gerçek anlamda uygulayanlarda da şekil kısmında bazı farklılık olabilmektedir.
[Reply]
BİR ÖNCEKİ YORUMA DEVAM ETMEK VE BİRŞEYLER DAHA EKLEMEK İSTEDİM:
ORUÇ BİR İBADETTİR VE TUTULUR ANCAK BUNUN SAYISI YILDA 30 GÜN RAMAZAN AYINDA OLAN DEĞİLDİR Kuran’da: “Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır” deniyor. Bu ayetler: Muharrem orucu ile ilgilidir. Kuran’da: “Andolsun tan yerinin ağırma vaktine on geceye” deniyor. On geceden kasıt on gün tutulan oruçtur. Sizden öncekilere farz kılındığı gibi demekle Hz. Muhammed öncesi peygamberleri kastediyor. Çünkü Kuran’da: “Sizden önce gönderdiğimiz resullerimize uygulanan yasa da buydu. Sen bizim yol ve yasamızda değişme bulamazsın” deniyor.
İşte Hz. Muhammed öncesi tutulan oruç Muharrem orucudur bu orucu Hz. Peygamber’imiz de tutmuştur. Öyle ise hangi peygamberler bu orucu tutmuştur? Kuran yorumcuları şöyle açıklıyorlar:
1. Adem Peygamber 10 Muharrem günü eşi Havva ile buluştuğu zaman yüce Allah’a şükranlık orucu tutmuştur.
2. Nuh Aleyhisselam 10 Muharrem günü tufandan kurtulunca şükranlık orucu tutmuştur. Ayrıca o gün gemide kalan erzakları bir araya getirerek aşure pişirmiştir. Aşr on demektir aşur veya aşura Muharrem’in onuncu günü pişirilen buğday tatlısıdır.
3. Hz. İbrahim Peygamber Nemrut’un attığı ateşten kurtulunca Allah’a şükretmek için oruç tutmuştur.
4. İshak veya İsmail Peygamber kurban olmaktan kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.
5. Yakup Peygamber oğlu Yusuf’a kavuştuğu zaman şükranlık için oruç tutmuştur.
6. Eyüp Peygamber ağır dertlerinden kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.
7. Yunus Peygamber balığın karnından kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.
8. Musa Peygamber Firavun’un gazabından kaçarken Kızıl Denizin mucizevi bir şekilde kendisine yol vermesinin şükranlığı için oruç tutmuştur.
9. İsa Peygamber şükranlık için oruç tutmuştur
10. Allah’ın Resulü Hz. Muhammed Mustafa da Emevilerin zulmünden kurtulmak için Medine’ye hicret etti. Medine’ye sağ salim dönmesinin şükranlığı olarak on gün oruç tuttu ve aşure pişirdi.
İşte isimlerini saydığımız bu peygamberler kendileri için kurtuluş kavuşma ve müjde günü sayılan bu günlerde bir gün kendileri için birer gün de kendisinden önceki peygamberlerin tuttuğu orucu tutmuşlardır. Bu peygamberler için kurtuluş veya müjde günü sayılan on muharrem günü Hz. Peygamber’in torununa felaket ve musibet günü olmuştur.
2. Oruç: Alevilerin kendilerine özgü bir oruç anlayışları vardır. Oruç Allah rızası için tutulmalıdır. Oruç deyince hemen aklımıza Ramazan ayı içerisinde hiçbir şey yemeden içmeden tutulan 30 günlük oruç ve aç durmak gelir. Aslında oruç bu değildir oruç tüm azaların orucudur. Yani beden orucudur. Alevilerin de tutmakla yükümlü oldukları oruçlar vardır. Ama Alevilerin oruç anlayışı sadece aç durmak anlamında değildir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
Elin orucu: Oruçlu olan bir kimse hiçbir vesiyle harama el uzatmamalıdır.
Dilin orucu: Oruçlu olan kimse hiçbir vesiyle yalan küfür dedikodu ve gıybette bulunmamalıdır.
Belin orucu: Oruçlu olan bir kimse zinadan ve şehvetten uzak durmalıdır.
Gözün orucu: Oruçlu olan bir kimse hiçbir şeye kötü gözle bakmamalıdır ve gafletten uzak durulmalıdır.
Kulağın orucu: Oruçlu olan bir kimse tüm kötü fiillere kulağını kapamalı yasaklanmış olan şeyleri duymamalıdır.
Nefsin orucu: Oruçlu olan kimse tüm nefsani duygulardan uzak durmalıdır şehvetten kendisini korumalıdır.
Kalbin orucu: Oruçlu olan kimse her an Allah’la beraber olduğunu bilmeli hiçbir vesile Allah’tan uzak olmamalıdır her an için tefekkürden uzak kalmamalı ve vermiş olduğu nimetlerden ötürü Allah’a şükretmelidir.
İradenin orucu: Cenab-ı Allah ahseni takvim üzere yani en mükemmel olarak yarattığı insana diğer varlıklardan fazla olarak “irade sıfatı” vermiştir. Oruç tutabilen bir kimse iradesine hakim kimsedir. Nefsimiz bizden pek çok şey isteyebilir. Eğer biz nefsimizin her istediğini ona verecek olursak onun tutsağı oluruz. O vakit irademiz elimizden gitmiş onun tutsağı sayılırız. Ama acıktığı zaman yemek susadığı zaman su vermezsek herhangi bir kötülüğe sebep olabilecek fiili yerine getirmezsek o vakit biz irade sahibi sayılırız ki bu da bizi kemale ulaştırır.
Ruhun orucu: Cenab-ı Allah’ın kendi öz cevherinden ve tertemiz olarak bize verdiği ruhumuzu manevi duygularla beslemeliyiz. Nasıl ki müzik ruhun gıdasıysa buna benzer tüm ibadetlerimiz de ruhun gıdasıdır. Buraya kadar saydıklarımızı gereği gibi uygulayabilirsek bu hareketlerimizin tümü ruhun gıdasıdır.
[Reply]
Kuran’da: “Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır” deniyor. Bu ayetler: Muharrem orucu ile ilgilidir. Kuran’da: “Andolsun tan yerinin ağırma vaktine on geceye” deniyor. On geceden kasıt on gün tutulan oruçtur. Sizden öncekilere farz kılındığı gibi demekle Hz. Muhammed öncesi peygamberleri kastediyor. Çünkü Kuran’da: “Sizden önce gönderdiğimiz resullerimize uygulanan yasa da buydu. Sen bizim yol ve yasamızda değişme bulamazsın” deniyor.
İşte Hz. Muhammed öncesi tutulan oruç Muharrem orucudur bu orucu Hz. Peygamber’imiz de tutmuştur. Öyle ise hangi peygamberler bu orucu tutmuştur? Kuran yorumcuları şöyle açıklıyorlar:
1. Adem Peygamber 10 Muharrem günü eşi Havva ile buluştuğu zaman yüce Allah’a şükranlık orucu tutmuştur.
2. Nuh Aleyhisselam 10 Muharrem günü tufandan kurtulunca şükranlık orucu tutmuştur. Ayrıca o gün gemide kalan erzakları bir araya getirerek aşure pişirmiştir. Aşr on demektir aşur veya aşura Muharrem’in onuncu günü pişirilen buğday tatlısıdır.
3. Hz. İbrahim Peygamber Nemrut’un attığı ateşten kurtulunca Allah’a şükretmek için oruç tutmuştur.
4. İshak veya İsmail Peygamber kurban olmaktan kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.
5. Yakup Peygamber oğlu Yusuf’a kavuştuğu zaman şükranlık için oruç tutmuştur.
6. Eyüp Peygamber ağır dertlerinden kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.
7. Yunus Peygamber balığın karnından kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.
8. Musa Peygamber Firavun’un gazabından kaçarken Kızıl Denizin mucizevi bir şekilde kendisine yol vermesinin şükranlığı için oruç tutmuştur.
9. İsa Peygamber şükranlık için oruç tutmuştur
10. Allah’ın Resulü Hz. Muhammed Mustafa da Emevilerin zulmünden kurtulmak için Medine’ye hicret etti. Medine’ye sağ salim dönmesinin şükranlığı olarak on gün oruç tuttu ve aşure pişirdi.
İşte isimlerini saydığımız bu peygamberler kendileri için kurtuluş kavuşma ve müjde günü sayılan bu günlerde bir gün kendileri için birer gün de kendisinden önceki peygamberlerin tuttuğu orucu tutmuşlardır. Bu peygamberler için kurtuluş veya müjde günü sayılan on muharrem günü Hz. Peygamber’in torununa felaket ve musibet günü olmuştur.
2. Oruç: Alevilerin kendilerine özgü bir oruç anlayışları vardır. Oruç Allah rızası için tutulmalıdır. Oruç deyince hemen aklımıza Ramazan ayı içerisinde hiçbir şey yemeden içmeden tutulan 30 günlük oruç ve aç durmak gelir. Aslında oruç bu değildir oruç tüm azaların orucudur. Yani beden orucudur. Alevilerin de tutmakla yükümlü oldukları oruçlar vardır. Ama Alevilerin oruç anlayışı sadece aç durmak anlamında değildir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
Elin orucu: Oruçlu olan bir kimse hiçbir vesiyle harama el uzatmamalıdır.
Dilin orucu: Oruçlu olan kimse hiçbir vesiyle yalan küfür dedikodu ve gıybette bulunmamalıdır.
Belin orucu: Oruçlu olan bir kimse zinadan ve şehvetten uzak durmalıdır.
Gözün orucu: Oruçlu olan bir kimse hiçbir şeye kötü gözle bakmamalıdır ve gafletten uzak durulmalıdır.
Kulağın orucu: Oruçlu olan bir kimse tüm kötü fiillere kulağını kapamalı yasaklanmış olan şeyleri duymamalıdır.
Nefsin orucu: Oruçlu olan kimse tüm nefsani duygulardan uzak durmalıdır şehvetten kendisini korumalıdır.
Kalbin orucu: Oruçlu olan kimse her an Allah’la beraber olduğunu bilmeli hiçbir vesile Allah’tan uzak olmamalıdır her an için tefekkürden uzak kalmamalı ve vermiş olduğu nimetlerden ötürü Allah’a şükretmelidir.
İradenin orucu: Cenab-ı Allah ahseni takvim üzere yani en mükemmel olarak yarattığı insana diğer varlıklardan fazla olarak “irade sıfatı” vermiştir. Oruç tutabilen bir kimse iradesine hakim kimsedir. Nefsimiz bizden pek çok şey isteyebilir. Eğer biz nefsimizin her istediğini ona verecek olursak onun tutsağı oluruz. O vakit irademiz elimizden gitmiş onun tutsağı sayılırız. Ama acıktığı zaman yemek susadığı zaman su vermezsek herhangi bir kötülüğe sebep olabilecek fiili yerine getirmezsek o vakit biz irade sahibi sayılırız ki bu da bizi kemale ulaştırır.
Ruhun orucu: Cenab-ı Allah’ın kendi öz cevherinden ve tertemiz olarak bize verdiği ruhumuzu manevi duygularla beslemeliyiz. Nasıl ki müzik ruhun gıdasıysa buna benzer tüm ibadetlerimiz de ruhun gıdasıdır. Buraya kadar saydıklarımızı gereği gibi uygulayabilirsek bu hareketlerimizin tümü ruhun gıdasıdır.
[Reply]
sevgili kardesim mustafa yazdıgın oruç acıklaması için teşekkür ederim . sevgili arkadaslar müslümanlık ve kuran kimsenin tekelinde degil hele hele dört mesep tekelinde hiç degil ve şu da bir gerçek ki islamda messep yok sorularınıza gelince veya kafanızda olan terettütlere gelince ben aleviyim ve emin olunki avlevilikte gusul yani boy abdesti vardır ve islama inanan bütün meseplerde veya messebi kabul eden insanlarda bunu uygular daha sayamıyacam birsürü messepte vardır islamda bunlarda uygular boy abdestini . kısaca islamda tartısılacak birşey yok neden onu söyleyim islamın en büyük özelliği şekilci bir din degildir dier kitapların degiştigini idaa ediyoruz dogrudur ama kuran degiştirilemez sebebi ise şekilcilikten daha çok ruhanidir bu sebetten ibadete sınır koyamassınız o yüzden önemli olan. allah inancıdır . sorularınız olursa cevap aradıgınız severek cevaplarım ama iyiniyet ve insana yakışır şekilde olursa argosuz ve sevgi saygı çerçevesinde
. . . . şunki ben bir alevi vatandaşı olarak kuranıda hatmettim aleviliğide bilirim imam cafer buyrugunuda okudum imam cafer hz peygamber torunlarından ve dört halifeden sonra müminlere kuranı öğreten kişidir …………. saygılarımla
[Reply]